skolastik
Büyüt
Patristik düşüncenin referansı filozof Platon 

Sözlükte "skolastik" ne demek?

1. Bu felsefe ile ilgili olan.
2. Ortaçağ yöntemlerine uygun; dogmatik ve köhnemiş her öğretiyi aşağılamak için kullanılır.
3. inanç ve bilgiyi kiliseyle, özellikle aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan ortaçağ felsefesiskolastik

Skolastik kelimesinin ingilizcesi

adj. scholastic
Köken: Fransızca

Skolastik nedir? (Felsefe)

1) (İsim olarak)

Avrupa feodal toplumunda 800 ile 1400 yılları arasında egemen olan, Ortaçağ Katolik kilisesinin dinsel-felsefi öğretisine verilen ad.

Bu tanım, skolastik öğretisinin derslerde ve edebiyatta öğretim kurallarına uygun bir şekilde gösterilmesinden kaynaklanır.

Skolastiğin asıl amacı, Katolik kilisesinin geleneksel dogmalarına rasyonel dayanaklar sağlayarak, onları daha anlaşılabilir ve kavranabilir duruma sokmaktı. Bu amacın gerçekleştirilmesi için Platon’ dan ve Aristoteles’ ten uzana gelen düşüncelere ve tezlere dayanılmaktaydı. Felsefe, skolastik öğretisinde din bilimin kölesiydi ve böyle tanımlanıyordu. Felsefenin ;görevi, din bilimin yüceliğine dayanarak, doğrulukların «vahy-i ilahi» olmaları nedeniyle zaten su götürmeyen dogmaları bir kez daha kanıtlamak ve onları kafirlerin öğretilerine karşı savunmaktı.

Skolastik, bütünsellikten bütünlükten yoksun ilimle kaynaşarak bir bütünlük oluşturmuş olan nesnel-idealist bir felsefedir ve aynı zamanda, bir parçasını örgütlü kilise hiyerarşisinin oluşturduğu feodal hiyerarşinin teorik temellerini oluşturur.

Skolastik, bütünsellikten bütünlükten yoksun; bir öğretidir gelişimi boyunca bünyesinde farklı görüşler ortaya çıkmış ve bu görüşler birbiriyle savaşım veregelmişlerdir; örneğin nominalizm ve gerçekçiliğin skolastik içindeki evrensellik savaşımındaki durumlarında olduğu gibi.

Skolastik’ in ilk döneminde Platon’ un görüşleri ağırlık kazanmıştı. Bu görüşler daha önce kilise babalarından Augustinus’ ın çabalarıyla Katolik diniyle kaynaştırılmıştı. Skolastiğin olgunluk döneminde ise Aristoteles’ in yazıları tanınmaya başlanınca, Aristoteles’ in felsefesi de Katolik inanç sistemiyle kaynaştırılmıştı. Bu önemli çalışmanın gerçekleştiricisi Akinolu Torna’ ydı.

Feodal toplumun çöküşü ve giderek burjuva toplumunun ortaya çıkmasıyla birlikte skolastik felsefe de önemini geniş ölçüde yitirmeye yüz tuttu. Ancak kapitalizmin sonuncu aşaması olan emperyalizm döneminde, burjuvazinin ideolojik çöküntüsünün bir ifadesi olarak skolastiğin Yeni-Tomacılık adı altında yeniden canlandığı görüldü. Yeni-Tomacılık adı altında geliştirilen yeni skolastik, bütünsel bir dünya görüşü olarak diyalektik ve tarihsel maddeciliğin karşısına çıkarılmaya çalışılmaktadır.

2) (Sıfat olarak)

Skolastik felsefeye uygunluğu belirten sıfat. Skolastik felsefenin öğretilerine ve yöntemlerine uygun olma karakteri. Türetilmiş anlamda, içi boş, kılı kırk yaran, kuramsal, izleyici.